31 Temmuz 2012 Salı

İskender ~ Elif Şafak

Bu yıl deniz-kum-güneş üçlüsünün yanına eklediğim kitap Elif Şafak'ın kitabı İskender'di. Uzun zamandır okumak istiyordum fakat bir türlü elime alamamıştım. Aldıktan sonra da bırakamadım tabi.

Nasıl tarif etsem bilmiyorum ama okuyanlar bilir Elif Şafak'ın kendine has bir üslubu var. Tüm kitaplarında o havayı hissediyorsunuz. Bu kitapta da yaşadım ben onu.

İskender benim için akıcı, kısa sürede bitirdiğim bir kitap oldu. Bir yaşam hikayesi diyelim romanın konusuna. Büyük bir aileyi ele alıyor roman, ama tek birinin hayat hikayesini değil, ailedeki bütün bireyleri ayrı ayrı inceliyor Elif Şafak. Ben özellikle Baba ve Piç romanında da olduğu gibi karakter analizlerine bayıldım, okurken hiç sıkılmadım. Her başlığın altında farklı bir hayatı, farklı bir konuyu okuyorsunuz. Sonra ne olacak şimdi bunlar nasıl birbiriyle ilişkilenecek diye diye kitabın sonuna kadar geliyorsunuz. Sonra yazar konuyu öyle bir bağlıyor ki tüm taşlar yerine oturuyor. Ve okuyanları şaşırtıcı bir son bekliyor.

Kitapta hoşuma giden yanlardan biri ise ilk sayfalarda yer alan ailenin soy ağacı diyelim. İlk başlarda biraz kafanız karışabiliyor karakterler konusunda ve dönüp sayfaya baktığınızda kim kimin kızı, oğlu annesiymiş vs. anlayıp kaldığınız yerden devam ediyorsunuz okumanıza.

Sanat, sanat için mi toplum için mi tartışması vardır ya. Bu kitap her ikisini de karşılıyor bana kalırsa. Okurken keyif alıyorsunuz, sıkmıyor, roman tadını veriyor tam anlamıyla. Bununla da kalmayıp bir toplumsal mesaj veriyor karakterleriyle.

29 Temmuz 2012 Pazar

Polisiye Sevdam

Başlığa bakıp da beni öyle yılların polisiye tutkunu olarak düşünmeyin tabi :) Benim bu sevdam daha yeni sayılır. Biraz bahsedeyim şimdi sizlere,

Kitap okumayı oldum olası sevmişimdir. Ama çok uzun süre elime bir polisiye kitabı geçmemişti. Ben de özellikle ilgilenip okumamıştım. Hatta sevmeyeceğimi bile düşünüyordum. Ta ki yaklaşık 2 yıl öncesine kadar. En yakın arkadaşlarımdan birine kitapları sevdirmeye çalışıyordum. (Benim kendimce bir savunmam var: Bence kitap okumayı sevmeyen değil, hangi tarz kitaptan hoşlandığını bilmeyenler var.) Bu arkadaşım için de böyle düşünüyordum. Dedim sevse sevse en çok polisiyeden hoşlanır bu çocuk. Polisiye yazarlar, kitaplar hakkında pek fikrim yok tabi. Başladım netten araştırmaya. Üzülerek söylemeliyim ki pek de fazla Türk yazarla karşılaşmadım. Sonra Ahmet Ümit çıktı karşıma. Tam da İstanbul Hatırası kitabının çıktığı sıralar. Yazarı araştırdım, baktım ki en çok okunanlardan. İstanbul Hatırası ise o sıralar çok satanlar arasında. Birkaç gün içerisinde yazarın İstanbul Hatırası ve Beyoğlu Rapsodisi kitaplarını alıp arkadaşıma hediye ettim. Sonra bir başladı bu arkadaş kitabı okumaya ne zaman mesaj atsam kitap okuyorum diye cevap geliyor. Sonra kitapları bitirdi. Ahmet Ümit'in diğer kitaplarını okumaya başladı. Böylece bir kitapsever daha kazanmış olduk. Bu yorumlardan sonra bende bir hayli merak ettim tabi. İlk Beyoğlu Rapsodisi'ni okudum, arkasından İstanbul Hatırası... Sonra bunları Kavim, Sis ve Gece, Bab-ı Esrar ve yazarın birkaç kitabı daha takip etti. Ben oldum mu bir Ahmet Ümit hastası. Tabi bir yandan da polisiye. Birkaç da yabancı yazarların kitabı. Tabi Ahmet Ümit'in yeri bambaşka benim için.

Eğer sizin de sevdiğiniz polisiye yazarlar, kitapları varsa lütfen önerilerinizi esirgemeyin :)

26 Temmuz 2012 Perşembe

Vikitap

Size bu yazımda vikitap adlı bir siteden bahsedeceğim. Belki birçoğunuz haberdarsınızdır fakat bilmeyenler için biraz bahsedelim.

Bu site için kendi sayfasında da yazıldığı gibi bir sanal kütüphane diyebiliriz. Bu tarz birkaç site daha varmış fakat benim böyle bir olaydan haberim yoktu. Sevgili yolunneresindeyim blogunun sahibi serrose sayesinde öğrendim vikitap'ı.

Sitede kendi kütüphanenizi oluşturabiliyor, okuduğunuz, okumak istediğiniz ve okumakta olduğunuz kitapların bir listesini yapabiliyorsunuz. Değiştirmek istediğiniz kitaplarınız için bir de takas uygulaması konulmuş siteye. Okuduğunuz kitap hakkında yorum yapabiliyor, 10 üzerinden puan verebiliyorsunuz. Böylece merak ettiğiniz bir kitap hakkında üyelerin görüşlerini okuyabileceğiniz değerlendirmeler de var. Benim sitede en çok hoşuma giden özelliklerden biri ise 'tavsiyelerim' bölümü oldu. Vikitap sizin kitaplara verdiğiniz puanlamalara göre size kitap tavsiyelerinde bulunuyor. Böylece şimdiye kadar hiç bilmediğim yazarları tanıma fırsatım oldu.

Eğer sizde bir vikitap üyesi olmak istiyorsanız tık tık ;)

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Kar Kelebekleri ~ Nusret Özcan

Nusret Özcan'a ait olan bu kitap Eşik Yayınları tarafından yayınlanmış ve 68 sayfadan oluşuyor. Beni kitapta rahatsız eden yazıların puntosunun biraz büyük olmasıydı.

Kitap için kısa bir hikaye diyebiliriz. Yaklaşık bir saatte rahatlıkla bitirebilirsiniz. Özellikle adından etkilenerek almıştım. Sarıkamış'ı, tereddütsüz canını veren şehitlerimizi, karı, kışı, soğuğu anlatıyor. Bu konuyu barındıran her kitap mutlaka çok değerli ama ben bu kitabı biraz zayıf buldum. Böyle bir destanın daha etkileyici, daha coşkulu anlatılmasını beklerdim. Bu yüzden beni tatmin etmedi. Konunun başı sonu belli değil sanki. Bende bir romandan alınmış kesitler izlenimi vererek eksiklik uyandırdı. Belki daha kapsamlı, birazcık daha uzun olabilirdi diyorum. 

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Okunmayı Bekleyenler...

Kendimi kitap alma konusunda ne kadar frenlemeye çalışsam da bazen engel olamıyorum. Ya da listemde olmayan ama dikkatimi çeken, indirimde rastladığım kitaplar oluyor bazen ve bu tutkuya daha fazla mani olamıyorum. Hal böyle olunca da okunmayı bekleyenler gittikçe artıyor. Aslında bir kitabı alır almaz o hevesle okumayı daha çok sevsem de, işte bunlar da benim okunmayı bekleyen kitaplarım...



Aralarında okuyup yorum yapmak istediğiniz kitap varsa çekinmeyin yazın önerilerinizi bekliyorum :)

Gecikmiş Ramazan Postu




Herkesin Ramazan ayı huzurlu, bereketli ve eski ramazanların coşkusuyla geçsin Hayırlı Ramazanlar :)

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Blog Dünyası Bir Kişi Daha Arttı :)

2-3 yıldır sürekli blogları inceleyip heveslendikten sonra en sonunda kendi blogumu da açmış bulunmaktayım.
İlk adımı atıp açtık bakalım.
İnşallah her seferinde keyifli şeylerle karşınızda olur, kendimi sevdiririm :)
Bol yazılı, bol keyifli, bol sohbetli bir blog diliyorum yepyeni bloguma :))