20 Ekim 2012 Cumartesi

Gecelerim Ve Falaka ~ Ahmet Rasim

Ahmet Rasim'in okuduğum ilk kitabı Gecelerim Ve Falaka. Kısa sürede bitirdiğim bir kitap olmasına rağmen beni çok fazla sarmadı. Kitabın türü anı olduğu için bir roman sürükleyiciliği yok zaten kitapta.

Kitap gecelerim ve falaka olmak üzere iki bölüme ayrılmış. İlk bölümde yazarın yaşadığı geceler anlatılırken, ikinci bölümde dönemin okullarına ayrıntılı bir şekilde yer vermiş Ahmet Rasim. O dönemin falakaya dayalı olan eğitim şeklini konu almış eserde. Bu bölümde oldukça bilgilendirici eleştiriler, dönemin koşullarını yansıtan bilgiler var.

Kıyaslamak gerekirse Falaka kısmını daha çok beğendim. Kitabın güzel yani oldukça sıradan olaylar bile yazarın üslubuyla edebi nitelik taşır hale gelmiş. Bu özelliğiyle de kitap edebiyatımız için önemli eserlerden. Ahmet Rasim'in üslubunu, edebi kişiliğini öğrenmek adına yararlı bir kitap diye düşünüyorum.

3 Ekim 2012 Çarşamba

Aşkın Tarihi ~ Nicole Krauss

Kitabın oldukça sade bir kapağı var. Ve belki de biraz sıradan bir ismi. Ama içerik olarak sıradan olduğunu söyleyemem. Farklı bir dili var yazarın. Coşkulu değil, aksine çok sakin ama ilgi çekici.

Karakterlerden ilki baş kahraman Leo Gursky. Biraz ölüm korkusu yaşıyor, belki birazdan daha fazla. Ve Leo Gursky'nin aşık olup kitabını yazdığı kız. O kızın ismini alan Alma var bir de. Sonra onun bu kitap serüvenini takibi. Farklı farklı pencereler var olaya bakacağınız.

Kitap bölümlere ayrılmış, her bölümde konunun farklı yanlarından olayı aktarmış yazar. En sonunda da bu olaylar birbirine bağlanıyor. Romanın gidişatına baktığımızda biraz sıra dışı bir anlatım izlenimi uyandırdı bende. Güzel kurgulanmış olduğunu düşündüm. Bu yüzden daha güzel, o gidişata uygun daha anlamlı bir son olmalıydı diye düşünüyorum. Sonu çok kopuk geldi bana. Bu da kitap hakkındaki değerlendirmemi, düşüncemi etkiledi haliyle.

Hoşuma giden yerleri olsa da bende fazla iz bırakan, beni etkileyen bir kitap olmadı Aşkın Tarihi.


Leo Gursky, her akşam üst kattaki komşusuna, hâlâ hayatta olduğunu belli etmek için radyatörüne vurarak, Starbucks'taki süt tezgahında dikkatleri üzerine çekerek, yaşamdan biraz daha zaman çalmaya çalışıyor. Ama hayat her zaman böyle değildi: Altmış yıl önce, doğduğu Polonya'da, Leo âşık oldu ve bir kitap yazdı. Kendisi bilmemesine rağmen, o kitap da kurtuldu: Okyanusları ve kuşakları aşarak hayatları değiştirdi. On dört yaşındaki Alma, adını kitaptaki bir karakterden almıştı. Bir yandan erkek kardeşi Kuş (kendini Mesih sanıyordu) ile uğraşıp, bir yandan da Vahşi Doğada Hayatta Kalma Yolları adlı kitabını yazan Alma, son derece meşguldü. Ama günün birinde posta kutusunda gizemli bir mektup bularak, adının kaynağını bulmak ve ailesini kurtarmak için bir maceranın içine atıldı.