27 Haziran 2013 Perşembe

Bin Muhteşem Güneş ~ Khaled Hosseini (Halit Hüseyni)

Bin Muhteşem Güneş okuduğum en güzel, beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Uçurtma Avcısı'nı bitirdikten sonra bu kitaba başladım. Sınav dönemi olmasına rağmen hızla ilerledi, çok çabuk bitti. Kitaba başlamadan önce okuduğum yorumlarda iki kitabın seri halinde olduğunu söyleyenler olunca arka arkaya okudum. Fakat siz henüz okumadıysanız böyle bir şeye pek de gerek yok. Çünkü olaylar birbirini takip etmiyor, sadece dönem aynı. İki kitapta da Kabil'in monarşi yıllarında yaşananlar anlatılmış.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Bin Muhteşem Güneş, Uçurtma Avcısı'nı bir hayli gölgede bırakan bir kitap oldu benim için. Uçurtma Avcısı'da beni oldukça etkileyen bir kitaptı tabii ki de, fakat Bin Muhteşem Güneş ayrı bir etki yarattı bende, daha çok içimi sızlattı.

Gelelim kitapta anlatılanlara. Üzerinde durulan nokta Kabil'in monarşi yıllarını yaşayan Afgan halkı, özellikle de Afgan kadını. Hem yaşanan dönemden kaynaklanan zorluklar hem de kadın olmaktan. Leyla ve Meryem ekseninde gelişiyor olaylar.

Meryem bir harami. Hayatın acımasızlığı daha doğduğu gün yakasına yapışmış küçük bir kız. Kaderine boyun eğmiş, çoğu şeyden habersiz, tek mutluluğu babası.
Leyla ise ülke standartlarına göre daha rahat, eğitime önem veren bir aileye, babaya sahip. Meryem'le arasında oldukça farklılık var.

Kitap öyle güzel bir kurguya sahip ki iki farklı kişi, iki farklı yaşantı bir yerde kesişiyor ve asıl hikaye başlıyor.

O dönemi oldukça etkili yansıtan, kare kare gözler önüne seren bir kitap Bin Muhteşem Güneş. Öyle düşünüyorum ki siz de okuduğunuzda içinizin sızlamasına, öfkenize hakim olamayacaksınız.
Hala okumadıysanız listenize şimdiden eklemenizi öneririm ben :)



''Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma Meryem… Seninle benim gibi kadınlara hayatta yalnızca bir, tek bir marifet gereklidir, o da zaten okulda öğretilmez. O da tahammül. Sabretmek. Katlanmak. Sahip olduğumuz tek şey bu yeteneğimizdir… Bir erkeğin kalbi fesat, habir bir şeydir, Meryem. Bir ananın rahmine hiç benzemez. Kanamaz, sana yer açmak için genişlemez.''

''Daha çok küçüksün, biliyorum ama bunu şimdiden anlamanı ve iyice öğrenmeni istiyorum. Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez. Sen çok, çok zeki bir kızsın. Gerçekten öylesin. İstediğin her şey olabilirsin, Leyla. Seni tanıyorum. Ayrıca, bu savaş bittikten sonra Afganistan’ın erkekler kadar, belki daha da çok, sizlere gereksineceğini biliyorum. Çünkü bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı hiç yoktur, Leyla. Hiç yoktur.''

6 yorum:

  1. Çok beğendim tam benlik bir kitap eminim.Hemen listeme aldım.
    Güzel yorumların için teşekürler.

    YanıtlaSil
  2. Ben de dün öğlen başladım okumaya. 300sayfa falan okudum sanırım. Bence de uçurtma avcısından daha güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eminim kitap bittiğinde o beğeni daha da artacak :)

      Sil
  3. Harika bir kitap ve defalarca okunacak bir yapit yorumunda zaten kitabi ozetlemis herkeste ayri hir izlenim birakiyor kitap ayri bir ders ayri bir haz ucurtma avcisida guzel ama bunun kadar degil.
    www.kiriksemsiye.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı görüşlerdeyim ben de :)

      Sil