8 Aralık 2014 Pazartesi

Alacaklılar


Tiyatro dolu günler devam eder sevgili okurlar :)

'Alacaklılar' August Strindberg'in eseri. Geçmişteki Gustaf ve şimdiki Adolf arasındaki Tekla'yı anlatıyor. Kadın erkek ilişkilerini konu alan eserde Tekla'nın hırsı, beklentileri, Adolf'un intikamı ve Gustaf'ın aşkı var.

Gelelim oyunun bende yarattığı izlenimlere,
Öncelikle koltuğa oturur oturmaz karşımda bulduğum dekor çok hoştu. O boydan boya pencereler, deniz manzarası, martılar, zevkle döşenmiş oda. Sonra Adolf (Çağrı Turan)'un sesi beni gerçekten çok etkiledi. Nasıl duru, akıcı, sakin bir ses tonu. Oyun ilerledikçe Gustaf (Boğaçhan Sözmen)'in mükemmel oyunculuğunun devreye girdiğini gördük. Sesindeki iniş çıkışlar, jest mimikler... Tekla (Gaye Alacacı) ise tam anlamıyla rolünü yansıttı bize.


Oyun bittiğinde kadın erkek ilişkilerine dair pek çok şey kaldı aklımda. Hatta izlediğim arkadaşımla oyun üzerinde iki gün arada bir konuştuk ve bahsedilenlerin günlük yaşamla ne k
adar çakıştığını fark ettik. Abla-küçük kardeş ilişkisi, kadının bazen erkeğin söylediği şeyi sırf o söyledi diye kabul etmeyişi... Pek çok ortak nokta takıldı kafamıza.

Konusuyla, oyuncularıyla gerçekten zevkle izledim 'Alacaklılar'ı. Sizlere de öneririm :)



''Bir türlü kapanmayan hesaplar soğuk yenen intikam yemekleri koyar masaya. Alacaklılar kapıya dayanır.''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder