31 Ocak 2014 Cuma

Kitaplarımı Gönderiyorum



Eve dönüp de kitaplığıma kavuşunca temizlik yaptım kitaplarda.
Bazıları hediye gelen bazıları zamanında benim aldığım kitaplar bazılarındansa iki tane var. Kimi okundu, kimi yarıda bırakıldı, kimine ise hiç dokunulmadı. Hem kitaplığımdaki orijinal olmayan kitapları temizlemek hem de orijinal olanlardan da bazı ayırmak istediklerimi dağıtmak için size bu postu hazırladım.

Sadece kargo ücreti karşılığında istediğiniz kitapları size gönderiyorum. Tek yapmanız gereken bu postun altına istediğiniz kitabın adı ve yazarı ile birlikte mail adresinizi yazmak.

Tüm resimler göndereceğim kitaplara ait resimlerdir. Orijinal olduklarından emin olduklarım aşağıdaki ilk fotoğrafta, ikinci fotoğraftakilerin ise çoğundan emin olmadığım için herhangi bir şey belirtmedim.


Kitap gönderimindeki öncelik yorum sırasına göre belirlenecektir.


1) Lanetli - P. C. Cast
2) Yüz: 1981 - Mehmet Eroğlu
3) Madam Bovary - Gustave Flaubert
4) Küçük Aptalın Büyük Dünyası - Pucca
5) Siz Seçimlerinizsiniz - Alexandra Stoddard
6) Nutuk - Mustafa Kemal Atatürk
7) Şu Çılgın Türkler - Turgut Özakman
8) Cumhuriyet - Turgut Özakman
9) Fransız Süiti - Irene Nemirovsky
10) Serenad - Zülfü Livaneli
11) Bizim de Renkli Televizyonumuz Vardı - Onur Gökşen
12) Allah Beni Böyle Yaratmış - Pucca
13) Erkek Dedikoducusu 2 - French Oje/T.B.
14) Sorun Bende Değil Sende - Pinkfreud






23 Ocak 2014 Perşembe

Boleyn Kızı ~ Philippa Gregory

Kitabın yorumundan önce seriyi okumaya başlayacaklara bir uyarım var. Pek çok yerde serinin ilk kitabı Boleyn Kızı olarak yazıyor. Boleyn Kızı'nda Kraliçe Katherine'in gözden düşüşü ve Boleyn ailesinin yükselişi anlatılırken Mahkum Prenses'te Katherine'in kraliçe oluşu anlatılıyormuş. Ben ne yazık ki bunu sonradan öğrendiğim için Mahkum Prenses'i okumadan Boleyn Kızı'nı okudum. Seriyi okuyacak olanların kronolojik sıraya dikkat etmelerinde yarar var bu yüzden.

Kitap kalınlığıyla göz dolduruyor. Ama benim için öyle sürükleyiciydi ki bir çırpıda bitti. Tarih meraklıları için öneremem kitabı. Daha çok aşk, iktidar hırsı anlatılıyor. Bu tutkuların sarayın ahlaki değerleri üzerindeki etkileri göze çarpıyor. Saray içindeki gizli ensest ilişkiler, iktidar uğruna yapılan türlü çirkinlikler...

Kitabın ana karakteri Mary Boleyn henüz çocukluktan gençliğe adım bile atmamışken saraya girer. Kral Henry'ye aşık olan Mary, kralı da büyülemiştir. Kralı öyle etkilemiştir ki kraliçe gözden düşüp arka plana atılmıştır. Davetlerde, balolarda gözler önünde artık Mary Boleyn vardır. Fakat Mary'nin bu gösterişli günleri uzun sürmeyecektir. Kral her kadından olduğu gibi ondan da sıkılır. Bu sefer Boleyn ailesinin idealleri için Mary'nin kardeşi Anne öne sürülür. Bu hareketle iki kız kardeş arasındaki tehlikeli oyun başlar.

Mary'nin krala olan aşkı, Anne'in hiç bitmeyen iktidar hırsı ve Boleyn ailesinin çıkarları... Hepsi kendi idealleri uğruna büyük risklere girmişlerdir.

Kitabı okurken beni şaşırtan şey iki kardeşin birbiriyle bu kadar yarış içinde olup entrikalar çevirmelerine rağmen birbirlerinin yanında olmak için bu kadar ısrar etmeleri. Ne Anne yanında Mary olmadan hareket edebiliyor, ne de Mary Anne'in yalnız kalmasına dayanabiliyor.

Büyük bir saray oyununa şahit olurken bir yandan da hırs ve şöhret için insanların neler yapabileceğini okuyorsunuz.

Kitap bitirdiğinizde size pek de bir şey katmıyor, bu yüzden daha çok bir aşk, entrika romanı beklentisiyle okumanızı önerebilirim Boleyn Kızı'nı.

21 Ocak 2014 Salı

Sevmenin Zamanı ~ Liz Behmoaras

Sevmenin Zamanı'nı D&R'da indirimdeki kitaplar arasında görüp almıştım. Kitabın kapağına bakıp da yazarın ismini görünce kitabın yazım dilinin farklı olduğunu, sonradan Türkçeleştirildiğini düşündüm. Fakat sonradan öğrendim ki kitabın yazım dili Türkçe'ymiş.

Kitabın yazarı Liz Behmoaras İstanbul'da doğup Türkçe pek çok eser vermiş. Sevmenin Zamanı'da yazarın dönemin hem siyasi hem toplumsal olaylarına değindiği bir romanı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul'da geçen bir aşkı konu alıyor roman. Fakat bir savaş romanı değil, iki gencin arasındaki aşkı anlatırken dönemin siyasi koşullarından bahsediliyor.

Sevmenin Zamanı sıcacık bir roman. Frida ve İsmail, İstanbul'da Tıp Fakültesi'nde okuyan iki genç. Bir anatomi dersinde birbirlerinin farkına varıp aşık oluyorlar. İsmail Müslüman, Frida Rus asıllı Yahudi. Ama ne bunun ne de siyasi koşulların bir önemi var onların aşkı için. Yine de herkes onlar gibi düşünmüyor.

İsmail ve ailesi maddi yönden sıkıntı içinde. Bu yüzden İsmail hem okuyup hem asistan olarak okulda görev yapıyor. Dinine çok düşkün olan annesinin tek isteği oğlunun kendi dininden olan bir kızla evlenip mutlu olması. Aynı şekilde Frida'nın ailesi için de öyle. Özellikle babası. Çok katı kurallı olan babası kızının bir Yahudi'yle evlenmesini istiyor ve bu konudaysa hiç tavizi yok.

Tüm bu sıkıntılar içinde bir ilişki yürütmeye çalışıyor Frida ve İsmail. Yoksulluğa, savaşa, ırk ve din ayrımına, toplumun tüm o yargılarına rağmen.

Oldukça güzel bir hikaye onların aşkı, okurken içinizi ısıtıyor. Fakat yazar, romanın sonunda aynı derecede yakalayamamış başarıyı. İçime sinmedi öyle bitmesi. Yine de tavsiye edeceğim bir roman Sevmenin Zamanı.

16 Ocak 2014 Perşembe

Alaycı Kuş ~ Suzanne Collins

Açlık Oyunları serisinin son kitabı Alaycı Kuş. Hem serinin sürükleyiciliği hem de son kitap olması heyecanı iyice artırıyor. Alaycı Kuş da yine serinin diğer kitapları gibi çok kısa sürede bitiriyor.

Olayların yönü biraz daha değişiyor bu kitapta.  Katniss ve Peeta oyunlardan sağ çıkmalarına rağmen olaylar yeni başlamıştır. Capitol'e karşı isyanlar iyice büyümüştür. Bu sefer gerginlik oyunlarla değil Capitol'ün mıntıkalar üzerindeki gücü ve eziyeti ile devam ediyor.

Katniss bu sefer olaylar karşısında daha yalnız. Kafası karışık ve ne yapması gerektiğini bilmiyor. Etrafında pek çok insan var ama o artık oyunlardan sonra içine düştüğü kendi dünyasında yaşıyor. Hem de omzundaki yüklerle.

Oldukça güzel işlenen yerler olsa da serinin son kitabı olarak içime sinmedi Alaycı Kuş. Tabi ki diğer iki kitabı okumuş ve heyecanlı bir yerde kalmış olarak okunması gerekiyordu. Bu kitabı kurtaran yan da seri olması zaten.

Kitabın son kısmındaki birkaç yer ise hiç oturmadı kafamda. Sanki üç kitap boyunca anlatılanlar bir çırpıda çöpe atılıp yeni şeyler ortaya atılmış.

Serinin tüm kitaplarını öneririm tabii ki. Ama Açlık Oyunları serisinden beklediğiniz büyük heyecan ve kurguyu bu kitapta o kadar fazla beklemeyin bana kalırsa.



15 Ocak 2014 Çarşamba

Ateşi Yakalamak ~ Suzanne Collins

Açlık Oyunları serisinin ikinci kitabı Ateşi Yakalamak. Bu kitap da yine ilki kadar sürükleyici. Bittiği an üçüncü kitaba başlamak için sabırsızlanıyorsunuz.

Katniss ve Peeta Açlık Oyunları'ndan sağ çıkmışlardır. Capitol'deki sistemin kırılganlığı fark edilmeye başlar. Yarışma sonucu başladıkları zafer turları ile mıntıkalarda isyanların başladığına tanık olurlar. Katniss artık tam anlamıyla isyanın baş rolü olmuştur. 12. mıntıkanın barış muhafızları değiştirilerek yerine daha katı kurallı askerler getirilir. 13. mıntıkanın ise yok olmadığına dair söylentiler başlar.

Sıradaki Açlık Oyunları, oyunların 75. yılı olduğu için birtakım yeni düzenlemeler getirilir. Çeyrek Asır Oyunları'nın oyuncuları, eski galiplerden seçilecektir. Bu değişiklik Katniss ve Peeta'nın tekrar arenaya dönmesine neden olur. Oyuncular galiplerden seçildiği için oyunlar bu sefer daha zorlu geçecektir.

Oyunlar bu kez öncekilerden çok daha farklı. Arena sürprizlerle dolu ve her an tetikte olmanızı gerektiriyor. Galip çıkabilmek için bu sefer sadece güçlü değil zeki olmak da oldukça gerekli.

Bu kitapta Katniss ve Peeta'nın özgürlüklerinin ne kadar kısıtlandığına daha fazla şahit oluyoruz. Gale, Katniss'in kuzeni olarak gösteriliyor. Peeta ve Katniss evlenmeye mecbur tutuluyor.

Kitap hakkındaki yorumlarıma gelecek olursak, tekrar yapılan Açlık Oyunları bazı yerlerde ilk kitabı hatırlattığı için arada sıkabiliyor. Fakat yazar yine de heyecanı yüksek tutmayı başarıyor ve sizi yine harika bir kitap bekliyor.