27 Ağustos 2015 Perşembe

Bepantholle Gücünü Göster


Geçtiğimiz hafta, içi dolu dolu bir paket ulaştı elime. Trnd Türkiye ve Bayer ortaklığında #bepanthollegücünügöster projesi başladı. Bana da kendim ve çevremdekilerin deneyimlemesi için bu güzel paket geldi.

Paketin içinde;
- 1 adet büyük boy Bepanthol krem
- 40 adet deneme boy Bepanthol krem
- 20 adet önemli bilgiler kitapçığı
- Pazar araştırması anketleri
- Proje kitapçığı
bulunuyor.

Biraz üründen bahsedelim şimdi:

6o yıllık geçmişe sahip Bepanthol Cilt Bakım Kremi içeriğide pro-vitamin B5 barındırıyor. Yani cildi yumuşak, pürüzsüz ve nemli tutuyor. Hızlı emilen bir yapısı var ve paraben içermiyor. Ürün tanıtımında yer alan bilgiler bunlar.

Peki nasıl mı kullanılıyor?
Önce yüzümüzü ya da uygulayacağımız bölgeyi yıkıyoruz. Temiz bölgeye ince tabaka halinde sürüp emilene kadar masaj uyguluyoruz. Cildi nemlendirmek için her gün bir kere; dökülme, kızarma veya çatlaklara uygularken de günde birden fazla uygulanabiliyor.

Gelelim benim ürün hakkındaki yorumlarıma:
Bepanthol cilt bakım kreminin en sevdiğim özelliği günlük nemlendirici olarak kullanılması oldu. Yağlı bir cilde sahip olmama rağmen yaz, deniz derken cildim kurumaya başladı. Ürünü daha çok deniz sonrası kullandım ve cildimin nem ihtiyacını karşıladı.

Kremin yapısı fazla yoğun değil. Bu da hem uygulamayı kolaylaştırıyor hem de emildikten sonra yüzümde tabaka halinde bir his bırakmıyor.

Bepanthol Cilt Bakım kremi günlük nemlendirici olarak kullanmaya devam edebileceğim ve cildimin nem ihtiyacını karşılayabilecek bir ürün oldu.

Ürünü sadece yaz sezonunda kullandığım için kışın soğuk günlerinde etkisi ne olur bilmiyorum tabi. Yine de mevsime göre ek ürünlerle her sezon kullanılabilir diye düşünüyorum. Denemeye devam edip görelim :)

+ Bepanthol aynı zamanda Bebekler için ekstra koruma pişik kremi ve 3 ayrı cilt tipine göre vücut losyonuna da sahip.


Ürünün fiyatı ise;

Bepanthol Cilt Bakım Kremi (100 gr) : 24,90 TL
Bepanthol Cilt Bakım Kremi (30 gr) : 9,90 TL

22 Ağustos 2015 Cumartesi

Uçurtmanın Kuyruğu

İşte bir tiyatro yazısı!

Bir proje için çocuklarla sahnelenecek bir tiyatro metnine ihtiyacımız var. Arkadaşlar Oktay Gürsoy'a ulaşıp ondan rica etmişler. Görüşme sonrası bize anlatıyorlar konuşmalarını. Çok ilgili, çocukların yer aldığı projelere destek veren biri. Daha sonra çektikleri fotoğrafı gösteriyorlar. O kadar tanıdık geliyor ki ama çıkaramıyorum. Tiyatro oyunuyla karşılaşmadan önce birden geliyor aklıma. Hatırla Sevgili'nin Salim'i. Ekrana kilitlenir, iki buçuk saat karşısından kalkmazdım. Kaç yıl geçti üzerinden ama hala bazı replikleri aklımda.

Ekipçe oyununa gitmeye karar veriyoruz. Uçurtmanın Kuyruğu. Ankara Kentpark Sahne'de. Öncelikle oyunun konusu bana göre çok çok iyi. Çocukluğunu çocuk olarak yaşayamamış bir adam. Onun baskıcı babası. Babasının sıkı disipliniyle yetişmiş. Bu disiplin öyle bir hal alıyor ki iş intihara kadar varıyor. Arkasında bırakacağı veda mektubunu yazdıktan sonra beklenmedik bir misafir geliyor ve oyun asıl şimdi başlıyor.

Hayatı hakkında pek çok şeyi bilen bu misafir planlanan intiharın önüne geçmiştir. Zamanda bir yolculuğa çıkarlar. Babasının tutumu, çocuğun hissettikleri, vaktin geç olmadığı ve isterse hayatını değiştirebileceği.

Yalnız konu değil oyunculuklar da öyle iyiydi ki. Oktay Gürsoy ve Kadir Tırpan'dan oluşan kardo bize pek çok duyguyu hissettirdi. Otoriter babanın sözleri karşısında bizde gerildik. Hayatı hafife aldığı sahnelerde kahkahalara boğulduk resmen.

Büyük tat alarak izlediğimiz oyunun sonunda Oktay Gürsoy'la kısacık bir konuşmamız oluyor. Onları yormama adına uzun tutmuyoruz. Sahnede de sahne arkasında da hayat dolu, anlayışlı biri olduğunu belli ediyor.

Oktay Gürsoy'u izlemek de onun desteğini almak da çok keyifliydi.
Bir kez daha teşekkürler buradan :)





14 Ağustos 2015 Cuma

Tatile Doyamadım

Son 1 ayın özeti resmen şu cümle: Tatile Doyamadım !

Okulun ders kaydı tarihi açıklanmış: 7 Eylül. Bu da demek oluyor ki tatilde son 1 ay. Bu yıl nasıl yorulmuş, bıkmışsam sürekli tatil yapasım var. Ankara, dersler, soğuk... Tüm o yoğunluk şimdiden gözümde büyüyor.

Biraz tatilden bahsedeyim. Blogla çok sık ilgileneceğim, kütüphanemdeki mesleki kitapları bitireceğim dedim, yine yapamadım. Ama tatilin keyfini çıkartmıyorum desem yalan olur şimdi.

Neler mi yaptım? İlk durak İzmir. Üç dört gün gezmeler. Sonra başlasın asıl tatil: Akyaka. Denizin tadını çıkarmalar, kafa dinlemece. Sonra kız kıza Bodrum tatili. Hareketli mi hareketli. Ardından kuzenlerimin sünnet düğünü için memlekete, oradan da hemen Ankara. Ev taşıdım geldim. Şimdi yine Muğla. Hafta sonu ise en yakın arkadaşım, 15 yıllık dostum bana geliyor tatil için :)

Denizin, kitap okumanın, uyumanın, gezmenin tadını çıkarıyorum ama doyamıyorum yine.
Şimdi ise son bir ay. İyice enerji depolamalı ki Ankara'da yetsin önümüzdeki yaza kadar
(: