9 Şubat 2017 Perşembe

Popüler Psikiyatri Dergisi

İsmini uzun süredir duyduğum fakat almaya fırsat bulamadığım bir dergiydi Popüler Psikiyatri. Son aylarda ise her almak istediğimde kitapçılarda bulamamıştım. Ocak ayı içerisinde bir kitapçıda gördüm ve kapağında son sayı yazısını fark edince hemen aldım.

2 aylık periyotlarla çıkan dergi Kasım-Aralık sayısında sonuncu sayısıyla yayınlanmış. 2001 Mayıs'ta yayına başladığından beri 93 sayı çıkarılmış. Derginin içeriğinde en çok dikkatimi çeken kısım çocuklarla ilgili yazılar oldu. Dergide ele alınan tüm konular sade bir dille anlatılmış. Bu yüzden bakmayın isminde psikiyatri geçtiğine. Herkesin anlayabileceği, terimlerden uzak bir anlatımı var. Tabi araştırma amaçlı okuyorsanız sizi bu açıdan tatmin etmeyebilir. Fakat yabancı olduğunuz konularda da bir öngörü sağlayabilir size.

Son sayıda çocuklarla ilgili konularda; ev ödevi, kardeş kıskançlığı, boşanma ve çocuk, oyun, öğrenme güçlükleri, bağlanma, artikülasyon problemi, spor ve çocuk gibi konular yer alıyor. Ele aldığı konular ve içeriği açısından doyurucu bir sayı olmuş. Sayfalarında reklamların dolu olduğu, içerik açısından bizi tatmin etmeyen dergilerle kıyaslandığında kaliteli bir dergi.

Fakat bahsettiğim gibi ne yazık ki dergi yayın hayatını sona erdirmiş. Peki bu yazının bize faydası ne mi olacak? Eğer ilginizi çektiyse ve derginin sayılarına ulaşmak istiyorsanız yayın ekibi son bir fırsat sunuyor. Derginin tüm sayıları yıllık ciltler halinde satışa sunulmuş. Fiyatları ise oldukça makul. Fakat kampanya stoklarla sınırlı.

İlginizi çektiyse geç kalmadan bir bakın derim :)

30 Ocak 2017 Pazartesi

Çocuk Doğası ve Eğitimi ~ Dr. Abdullah Durakoğlu

Bir sahafta karşılaştığım kitabı, kapağı ve ismine bakarak çocuk gelişimi konusunda genel bilgiler verdiği düşüncesiyle almıştım. Fakat kitabın tamamı Montessori yaklaşımından bahsediyor. Okul öncesi eğitimde artık çok sık karşılaşmaya başladığımız bir yöntem Montessori. Ülkemizde de bu yaklaşımı kullandığını savunan kurumlar gün geçtikçe artıyor.

'Maria Montessori kimdir? Montessori metodu nedir? Bu yaklaşımda kullanılan ortam, materyaller, öğretim teknikleri, öğretmenin özellikleri nelerdir?' gibi pek çok sorunun cevabı kitapta ayrıntılı olarak anlatılmış. İlgililer için Montessori'nin Çocukluğun Sırrı isimli bir eseri bulunuyor. Bu eser iki farklı isimle Türkçe'ye çevrilmiş: Çocuk Eğitimi (Güler Yücel) ve Annelik Sanatı (Cemal Külhanbeyi).

Yaklaşım, çocukların keşfetmeyi öğrenmesi temeline dayanıyor. Bu nedenle eğitimde temel olan öğretmen değil, materyal. Çocuk, amacına uygun olarak materyalle ilgilenmeye başladığında, öğretmen bu davranışlara müdahale etmiyor. Montessori yaklaşımında farklı duyuların gelişimine yönelik pek çok özel materyal kullanılıyor. Bunlardan bazıları; zımpara kağıdından kesilen harfler, üçlü blok set, renk tabletleri, silindir bloklar, çan seti, ses kutuları, farklı kumaş ve kağıt türleri, koku kutuları.

Çalışmalar Montessori'nin 'kendi başıma yapmama yardım et' ilkesinden hareketle gerçekleştiriliyor. Montessori'ye göre eller ne kadar çok kullanılırsa zeka o kadar gelişiyor. Bu düşünceden hareketle el-göz koordinasyonu, ince motor beceriler gerektiren etkinliklere yoğun şekilde yer veriliyor.

Kitabın son bölümünde Uluslararası Montessori Derneği'ne ait bilgiler yer alıyor. Derneğin en yayın organizasyonu 'Eğitici Yetiştirme Programı'. Bu programla çeşitli ülkelerdeki Montessori okullarına öğretmen yetiştiriliyor.

Kitaptaki en önemli bilgilerden biri ise Türkiye'de Montessori Metodu'nun kullanımıyla ilgili. Ülkemizde Montessori yöntemini kullandığını belirten pek çok okul öncesi kurum var. Bu kurumlar gün geçtikçe de artıyor. Fakat Türkiye'de Montessori Metodu'nu uyguladığını duyuran okulların hiçbiri, herhangi bir Montessori organizasyonu tarafından tanınmamakta. Bir okulun Montessori Okulu olarak kabul edilmesi için herhangi bir Montessori Derneği tarafından tanınmış olması gerekiyor. Bu okulların açılışı için ise dernek tarafından belirlenen bazı yükümlülükler ve sözleşme şartı bulunuyor. Kitapta, Uluslararası Montessori Derneği'nin Montessori Okulları'na sahip olan ülkeler listesinde Türkiye'ye yer vermediği bilgisi yer alıyor.

Montessori ismini çok sık duyduğumuz bu günlerde ülkemizde onaylanmamış bir kurum olmaması beni şaşırttı doğrusu. Çünkü pek çok kurumda bu yaklaşıma ait materyaller ve yöntemler kullanılıyor. Kitabın 2011 basım olduğu göz önüne alınırsa bu konuda gelişmeler yaşandığı düşünülebilir. Benim gözlediğim kadarıyla ülkemizde bu yönteme ait pek çok sertifika eğitimi de var. Fakat kitapta da bahsettiği gibi geçerliliği ve Uluslararası Montessori Derneği tarafından tanınırlığı önemli olan.

Kitap genel olarak değerlendirildiğinde yaklaşımı merak edenler için tatmin edici. Yöntem hakkında pek çok sorunun cevabını barındırıyor. İlgililer için bir başvuru kaynağı olabilir.



21 Ocak 2017 Cumartesi

Çocuk Kitaplarının Denetimi ve 1. Sınıf Kitabındaki 'Özge küçük gelin oldu' İfadesi



Toplumsal cinsiyet rolleri konulu tezimizi hazırladığımız şu günlerde Mavideniz Yayınları'na ait olduğu söylenen yardımcı ders kitabındaki ifade benim de dikkatimi çekti. İlköğretim 1. sınıf için yayınlanan yardımcı kitabın içerisindeki bir örnek cümlede 'Özge küçük gelin oldu' ifadesi geçiyor. Pek çoğunuz sosyal medyada da ilgili fotoğrafı görmüşsünüzdür.

Biz çocuk kitaplarında erkek ve kadının rolü, anne hep mutfakta ve ev işleri ile ilgilenirken meslek sahibi olan neden hep baba gibi konuları tartışırken 'küçük gelin' gibi gözden kaçmayacak bir ifadenin olması bu konuda hangi aşamada olduğumuzu gösteriyor aslında. Bu da bize çocuklar için yayınlanan kitapların denetlenmesindeki açığı gösteriyor. 

Tam da bu denetim konusu ile ilgili tanık olduğum bir olayı anlatmak istiyorum. Arkadaşlarımla lisans tezi kapsamında okul öncesi kurumlarda kullanılan çocuk hikaye kitaplarını araştırıyorduk. Milli Eğitim'in bu konuda incelenmiş ve onaylanmış bir kitap listesi olduğu düşüncesiyle ilgili müdürlüklerle görüşme yaptık (Talim Terbiye Kurulu, Temel Eğitim Birimi gibi). Bunun sonucunda ise ilgililerden okul öncesi kurumlarda hikaye kitaplarına ilişkin hiçbir liste, önerilen bir hikaye kitabı olmadığı bilgisini aldık. Yani ülkemizde bulunan bakanlığa bağlı tüm anaokulları bu konuda kurumun insiyatifine bırakılmış. 'Çocuklar kitapla tanıştırılıyor mu, hangi kitaplar tercih ediliyor, bu kitapların içeriği ne?' gibi bir kaygı güdülmemiş. Tamamen kurum müdürü ve öğretmenin tercihi ile bakanlık tarafından hiçbir yönlendirme yapılmaksızın seçiliyor (ya da hiç tercih edilmiyor) okul öncesi hikaye kitapları. Erken çocukluk dönemi için kitapların önemi düşünülürse bu da bize kurumlardaki büyük bir açığı gösteriyor. Bu konuda bilinçli pek çok öğretmen olduğu gibi, hiçbir denetim yapılmadan kurumda okutulan kitaplar da var ne yazık ki.

'Özge küçük gelin oldu' ifadesi ise bize ilköğretim kitaplarında da yeterli denetimin olmadığının bir göstergesi. Kitabın hazırlık kısmı düşünülürse böyle bir ifadenin kullanılması başlı başlına bir sorun zaten. Gerekli denetimin her ne kadar kitap piyasaya sürülmeden önce yapılması gerekliyse de bu durum aileleri daha dikkatli olmaya itiyor. Aileler için verilebilecek en büyük öneri çocuğunuz bir ürüne maruz kalmadan önce (kitap, oyun, oyuncak, çizgi film...) mutlaka siz ebeveyninin denetiminden de geçmeli.

Bir diğer gösterge ise kitap hazırlık sürecinde etkili kişiler üzerine. Çocuğun gelişimi, kavram kullanımı, öğretim teknikleri gibi konuları bir kenara bırakın böyle ciddi bir konuda bile 'küçük gelin' gibi bir söylemin özellikle de ders kitabında bulunması. Umarım kısa sürece yapılan bu hatadan dönülür ve yenileriyle karşılaşmayız. Bu konuda da her ne kadar keşke buna gerek olmasa da verilen tepkilerin önemi büyük. Özellikle sosyal medyada verilen tepkilerin artması yetkililerin dikkatini çekiyor ve daha hızlı adım atılmasını sağlıyor. Bu nedenle gelişimci, öğretmen, ebeveyn, kendisini sorumlu hisseden herkesin duruma gözünü kapamaması da önemli.

Daha nitelikli çocuk kitaplarının olduğu bir ortama sahip olmak ümidiyle.